Hayatta geri kazanamadığımız en değerli şeyin “zaman” olduğunu düşünürüz. Oysa belki de zamandan bile daha belirleyici olan başka bir unsur var: dikkat. Hayatımızı, hayat tecrübemizi kurarken kullandığımız en önemli zihinsel araç.

Bir düşünün: Bir saati değerli yapan nedir? O saatin içinde nasıl yaşadığımız. Neye baktığımız, neyi gördüğümüz, neye anlam verdiğimiz. Kısacası o saati nasıl bir dikkatle tecrübe ettiğimiz.

Aynı altmış dakika, dikkate bağlı olarak güzel bir anıya da dönüşebilir, zihnimizden kayıp giden silik bir boşluğa da, “neden böyle harcadım?” dedirten pişmanlığa da…

Bu yüzden hayatın tadını, rengini, hayattan aldığımız zevki değiştirmek için bazen sadece dikkatimizin yönünü değiştirmek yeterli.

Hayat hepimiz için gelip geçiyor ama nasıl geçtiğini belirleyen sadece günler, yıllar değil; neyin gerçekten yaşanmış sayıldığı. Başımıza gelen her şeyin bizde bıraktığı iz. Ve bu izi bırakan, yaşarken dikkat ettiklerimiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir