12. Yüzümüz Neden Kızarır?

Hem kelimenin gerçek anlamıyla hem mecazi anlamda, insana özgü niteliklerden biri yüz kızarması. Sorumluluk, suçluluk, utanç gibi kavramlarla bağlantılı olmanın ötesinde başkalarına iletmek istediğimiz sosyal bir mesaj işlevine de sahip. Bu sebeple yüzü hiç kızarmayanlara duyduğumuz tepkinin temelinde, hak ve adalet arayışı var. 1. Duygulara bağlı olarak yüzün kızarması yalnızca insanlarda görülen bir tepki çeşidi. Bu gizemli tepkinin gerisinde hangi evrimsel sebepler bulunuyor? 2. Yüzün kızarmasıyla birlikte tecrübe ettiğimiz diğer fiziksel işaretler neler? 3. Akraba duygular olan utanç, suçluluk ve mahcubiyet arasında hangi temel farklılıklar bulunuyor?

11. Empati, Şefkat, Acıma

Çağdaş psikolojinin önemli isimlerinden biri olan Daniel Goleman, ‘’Gerçek şefkat’’ diyor, ‘’bir başkasının acısını hissetmek değildir sadece. O acıyı dindirmek için zahmete girmektir.’’ Yaşadığımız hayat ne olursa olsun, hepimiz anlaşılmak istiyoruz. Anlamak ve anlaşılmak içinse şefkat ve empati üzerinden bağ kurmaya ihtiyacımız var. Empati ve şefkat duymakla acımak arasındaki en önemli farklılıklar neler? Bizi beyinlerimizle birbirimize bağlayan ayna nöronlar, aramızdaki duygusal bariyerleri yıkmaya nasıl yardımcı olur? Empati becerisini geliştirmenin yolları neler?

10. Öfke

‘’Haksızlığa uğramış insanın öfkesini bastırmaya, yok saymaya çalışmak, onu insanlıktan çıkarmaya çalışmaktır’’ diyor, siyasi düşünür Hannah Arendt. Hissettiğimiz her duygu, içinde bulunduğumuz durumla ilgili bize bilgi veriyor. Benliğimize sahip çıkmak ve sınırlarımızı korumak için öfke duymaya ihtiyacımız var. Hayatta kalma iç güdüsünün bir parçası olan öfkenin işlevi nedir? Öfke hangi duygularla bir arada ortaya çıkar, hangi duyguları maskeler? Öfkeyi bastırmaya çalışmak ne tür tehlikelere kapı aralıyor? Öfke patlamaları ve kronik öfkenin yarattığı yıkıcı sonuçlar neler? Hak arayışı ve değişim gücü için öfkeden nasıl faydalanabiliriz?

9. Suçluluk

‘’ Suçlamak anlamaktan daha kolaydır çünkü anlarsan değişmen gerekir’’ diyor Peyami Safa. Hissettiğimiz her duygunun hayatımızda yarattığı sonuçlar var. Suçluluk duygusuyla nasıl biri oluyoruz? Nasıl bir hayat yaşıyoruz? Suçluluk duygusunun evrimsel açıdan işlevi nedir ve bunu bilmek, hayatımızı yönetmeye nasıl fayda sağlar? Geçmişe dair taşıdığımız suçluluk duygusunu değiştirmek nasıl mümkün olur? Mutluluk korkusu ve suçluluk hissi arasında nasıl bir bağ var? Kendimizi daha iyi anlamak ve yıkıcı suçlluktan kurtulmak için faydalanabileceğimiz düşünceler neler?

8. Hayır Diyebilmek

Zaman, tek saniyesini bile geri kazanamayacağımız bir hazine. İstemediğimiz şeylere evet demek, yaşamak istediğimiz hayata hayır demek. Ricalara ve taleplere istemediğimiz halde ‘’hayır’’ demekte niçin zorlanıyoruz? Suçluluk duymadan ‘’hayır’’ diyebilmek için hangi düşüncelerden faydalanabiliriz? Mazeretlere sığınmak, hayatımızda nasıl fazladan duygusal zorluklar yaratıyor?

BONUS: Tatlı Kız Sendromu

  Kadın beyninin üstün niteliklerinden biri duygusal zekâ. Ne var ki başkalarının duygularını kavrama becerisi yalnızca bir avantaj değil; kimi zaman hayatı fazladan zorlaştıran bir külfet. Sosyal ve duygusal zekâ neden kadınlarda daha güçlü? Başkalarına karşı hoş ve sempatik görünme ihtiyacı neden kadınlarda daha baskın? Eleştiri korkusu ve takdir bağımlılığı hayatımızda ne tür sonuçlar yaratıyor?

7. Başkalarının Mutluluğu

Başkalarını memnun etme ihtiyacı, yaratılıştan sahip olduğumuz niteliklerden biri. Ama başka insanların düşünceleri, kendi hakkımızda ne düşündüğümüzün önüne geçtiğinde hayal kırıklıkları ve mutsuzluk kaçınılmaz. Başkalarının hakkımızda ne düşündüğü bizim için neden önemli? Herkesi memnun etme gayretini yaratan düşünce biçimleri neler? Başkalarının mutluluğundan sorumlu hissetmek, bizim hayatımızda nasıl mutsuzluklar yaratıyor?

5. Zihnin Kurduğu On Tuzak – İkinci Bölüm

Hayatı doğru yaşamanın bir formülü yok ama hayatı yanlış yaşamaktan kendimizi korumanın yolları var. Bunlardan biri, yanlış düşünce alışkanlıklarını tespit etmek. En yaygın olarak görülen bilişsel çarpıtmaların devamı: Duygusal akıl yürütme, zihinsel filtreleme, felaketleştirme, aşırı genelleme, etiketleme. Sezgi mi, felaket senaryosu mu? Gerçek bir tehlikeyi sezmekle, en kötüyü hayal etmek arasındaki temel farklar neler? Düşünce hatalarını tespit etmek için kendimize sorabileceğimiz faydalı sorular.